Ayni haklara dolayısıyla bir ayni hak olan taşınmaz rehnine (ipotek) hakim olan başlıca iki ilke belirlilik ve açıklık ilkesidir. Ayni hakların temel özelliğinin herkese karşı ileri sürülebilir olmasından kaynaklanan ve bu nedenle ayni hakkın herkes tarafından bilinmesi gerekliliği açıklık ilkesini, açıklık ilkesi ile hak sahipleri dışında da üçüncü kişilere eşya üzerinde ayni bir hak olduğu gösterilmekte ve üzerinde ayni bir hak sahipliği bulunan eşyanın ne olduğunun herkes tarafından anlaşılabilir kesin çizgilerle belirtilmesi gerekliliği de belirlilik ilkesini meydana getirmektedir. Bu iki ilke sayesinde taşınmaz rehnin sınırları belirlenmekte ve üçüncü kişiler tarafında bilinebilmektedir. Bu yazımızda taşınmaz rehni yani diğer adıyla taşınmaz ipoteğini inceleyeceğiz.
|
MMA Hukuk & Danışmanlık
|
0 Yorum
|
Bilgi Bankası, İcra ve İflas Hukuku, Makaleler
|
arsa, avukat, banka, banka ipotek, banka rehin, bankaipotek, ev kredisi, gayrimenkul, icra, ipotek, İstanbul Bahçelievler Avukat, İstanbul Bahçelievler icra avukatı, rehin, taşınmaz, taşınmazrehni



İcra, borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü olduğu bir şeyi devlet zoruyla yerine getirmesinin sağlanmasıdır. Borçlu tarafından yerine getirilmeyen edim bir para veya teminat alacağı olabileceği gibi bir işin yapılması, yapılmaması veya bir irtifak hakkının tesisi ya da kaldırılması şeklinde edimler de olabilir. Yerine getirildiği taktirde alacaklı için bir yarar sağlayan edimler hukuken korunarak cebri icranın konusunu oluşturabilmektedir. Ancak bu edimin yani alacağın cebri icraya konu edilebilmesi için sadece alacaklıya menfaat sağlaması yetmez. Bunun yanında bir takım şartlar da gerekmektedir.